15 Ocak 2013 Salı

Merhabayın

           Öncelikle merhabayın.. Uzun bir süredir blog açma düşüncem dün gece doruk noktasına ulaşmış olup, atla deve değil ya deyip açmış bulunmaktayım. İçimde değişik bir his oluşturdu aslında bu, sanki hisselerimi halka açıyormuş gibi hissettim diyebilirim.. Yalnız şuanda blog görüntüsü pek böyle atrafilli çetrefilli olmayabilir zaman içerisinde bunların oturacağını düşünüyorum..

          He, ne anlatacağım ne konuşacağım konusuna gelirsek belirli bir konu sınırlaması koymuyorum, aklıma ne eserse diyebilirim.. bakarsınız bir gün 'fokların bıyıklarının 10 yıl sonraki hali pala olur mu ?' diye soruştururken öbür gün 'memleket meselelerine' yatay geçiş yapabilirim.. Ama genel olarak blog başlığında da bahsettiğim gibi 'Endüstriyelleşen Duygular'dan bahsedicem.. bu tabiri benim haricimde kimse kullandı mı bilmiyorum ama şöyle gogıl amcadan arattım böyle bir başlık bulamadım varsa da çok da mühim değil zaten neticede gayem her zaman bu devirde çok revaçta olan 'sidik yarışı'ndan ötedir..

        Aslında blogtan beklenti nedir bilmem benim beklentim içimi dökebileceğim, en azından bir şeye doğru-yanlış derdimi anlatmaya çalışabileceğim bir yer.. Tabi ki sizler de buraya düşüncelerinizi, inandıklarınızı saygı, sevgi çerçevesi içerisinde yazarsanız çok daha güzel bir platform elde etmiş oluruz.. Neticede hayat kimi zaman bir ekmeğin yarısını kimi zaman ise dayanılabilecek sırtını paylaşan insanlarla daha da güzel..